Kişisel Veri Güvenliği, Hemen Şimdi!

15/04/2021
4 Dakika


Kişisel Veri Güvenliği, Hemen Şimdi!

Dijital çağda her temasımız, her etkileşimimiz ve her dijital sinyalimiz; arama geçmişimizden sağlık bilgilerimize kadar uzanan geniş bir veri izi bırakıyor. Dijital dünyanın görünür yüzünden bu izleri silmiş olsak bile, söz konusu veriler dijital ayak izi olarak internetin kuytu köşelerinde varlığını sürdürmeye devam ediyor. Üstelik doğru aramalarla bu bilgiler, çok kısa sürede yeniden gün yüzüne çıkarılabiliyor.


Kişisel verilerimizi afişe etme niyetinde olmasak da, farkında olmadan sergilediğimiz ya da  bağlı bulunduğumuz kurumlar tarafından işlenen bu veriler, şirketler için değerli bir kaynak olmasının yanı sıra, siber saldırılar için de cazip bir hedef hâline geliyor. Dolayısıyla kişisel veri güvenliği, yalnızca teknik bir konu değil; bireylerin özel hayatını, finansal verilerini ve sosyal itibarını ve daha birçok kritik alanı doğrudan etkileyen temel bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor.


Bu yazıda, kişisel verinin ne olduğunu, neden korunması gerektiğini, kötü niyetli saldırıların sonuçlarını ve kişisel veri hırsızlığı ile ilgili tarihe geçen dava örneklerini inceleyerek modern dünyada veri güvenliğinin bireysel ölçekteki etkisini inceliyoruz.



Kişisel Veri Nedir?

Kişisel veri;  KVKK’da “Kimliği belirli ya da belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” şeklinde tanımlanmaktadır; başka bir deyişle ise bir kişiyi doğrudan ya da dolaylı yoldan tanımlayan her türlü bilgidir. Bu kapsam oldukça geniştir ve çoğu zaman fark etmeden paylaştığımız detayları bile içerir.

Kişisel veri örnekleri:

  • İsim - soy isim, adres, telefon, e-posta
  • Kimlik ve pasaport bilgileri
  • Sağlık verileri, biyometrik veriler
  • Mali durum, kredi kartı bilgileri
  • Konum kayıtları
  • İnternet arama geçmişi, sosyal medya aktiviteleri

Kısacası bir insanı tanımlayabilen, izleyebilen veya profil çıkarımı yapmaya imkân veren tüm bilgiler kişisel veri olarak kabul edilir.

Kişisel Veri Nedir ve Neden Korunmalıdır?

Kişisel veri güvenliğinin sağlanamaması, bireyler için sosyal, ekonomik ve hatta psikolojik açıdan ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Peki, kişisel verilerin korunması neden bu kadar kritiktir?

1. Özel Hayatın Gizliliği

Kişisel veriler; bireyin yaşam tarzını, özel tercihlerini, sağlık bilgilerini ve mahremiyetine ilişkin detayları ortaya koyabilir. Bu bilgilerin kontrol dışına çıkması, bir veri ihlali niteliği taşımasının yanı sıra, kişinin hayatında telafisi güç sonuçlara ve ciddi zararlara yol açabilir.

2. Finansal Güvenlik

Finansal bilgilerin çalınması; banka uygulamalarına erişim ve dolandırıcılık, kredi çekmek, kimlik hırsızlığı gibi sonuçlara yol açabilir.

3. Dijital İtibar

Sosyal medya verilerinin ele geçirilmesi veya e-posta gibi iletişim kanallarının deşifre edilmesi, kişinin özel yazışmalarının, görüntülerinin ve birçok kişisel bilgisinin yetkisiz kişiler tarafından elde edilmesine yol açabilir.

4. Hukuki Riskler

Kişisel verilerin hukuka aykırı mecralarda kullanılması, bireylerin farkında olmadan suça karışmış gibi gösterilmesine yol açabilir. Bu açıdan bakıldığında kişisel veri güvenliği, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini koruyan önemli bir sivil savunma mekanizması işlevi görür.

Kişisel Verilerin Korunmasında Artan Baskı: GDPR ve Küresel Regülasyonlar

Avrupa Birliği’nin GDPR düzenlemesi başta olmak üzere, pek çok ülke kişisel verilerin korunmasına yönelik yasal çerçeveleri giderek daha ayrıntılı hâle getirirken, bu düzenlemelere bağlı yaptırımları da önemli ölçüde ağırlaştırıyor. Bu yasalar, bireyi merkeze alarak;

  • Verinin nasıl toplandığını, 
  • Kimlerle paylaşılabileceğini, 
  • Hangi amaçla kullanılabileceğini, 
  • Ne kadar süreyle saklanabileceğini açıkça tanımlıyor.

Bu kapsamda kişisel veriler, elde edilme sürecinden başlayarak saklanması, paylaşılması ve nihayetinde silinmesi ya da imha edilmesine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca sıkı şekilde regüle ediliyor.

Regülasyonların giderek daha detaylı ve kapsamlı olacak şekilde genişletilmesinin temel nedenleri arasında; bireylerin farkında olmadan kişisel verilerini çeşitli platformlarda paylaşması, veri ihlalleri sonucunda milyonlarca kişinin kimlik bilgilerinin açığa çıkmasının yol açtığı maddi ve manevi zararlar ile büyük teknoloji şirketlerinin sahip oldukları yüksek hacimli verilerin işlenmesi ve saklanmasına yönelik standartların belirlenmesi ihtiyacı yer alıyor.

Kişisel Veriler Kötü Niyetle Çalındığında Neler Olabilir?

Kişisel verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi, çok katmanlı ve ciddi sonuçlar doğurabilir. Bireyler psikolojik, sosyal ve ailesel açıdan zarar görebilir; iş hayatları olumsuz etkilenerek maddi kayıplar yaşayabilir ve itibarları geri dönülmesi güç biçimde sarsılabilir.

Bireylerin doğrudan karşılaşabileceği en yaygın senaryolar şunlardır:

1. Kimlik Hırsızlığı

Saldırganlar ele geçirdikleri kişisel veriler aracılığıyla;

  • Bireylerin finansal bilgilerine erişerek banka hesapları üzerinden kredi çekme, hesaplara yetkisiz para aktarma gibi işlemler gerçekleştirebilir,
  • Sahte hat açabilir,
  • E-Devlet, e-posta ve sosyal medya hesapları gibi çevrim içi platformlara izinsiz erişim sağlayabilir

2. Finansal Dolandırıcılık

IBAN veya kart bilgileriyle izinsiz ödemeler yapılabilir. Ses kayıtları aracılığıyla kişilerin banka uygulamalarına erişim sağlanabilir.

3. Şantaj ve Tehdit

Kişiye ait fotoğraflar, mesajlar veya sağlık bilgileri gibi özel veriler kullanılarak bireyler şantaj ve tehdit unsurlarıyla karşı karşıya bırakılabilir.

4. Sosyal Mühendislik Saldırıları

Kişiye özel olarak hazırlanmış sahte mesajlar; e-posta, SMS veya mobil uygulamalar üzerinden iletilebilir. Phishing (oltalama), vishing (telefon aramalarıyla kandırma) ve smishing (SMS yoluyla kandırma) gibi yöntemlerle kişisel veriler ele geçirilebilir.

5. Dijital İtibar Saldırıları

Kişinin adı ve görselleri kullanılarak sahte hesaplar açılabilir ve yanıltıcı içerikler paylaşılabilir. Bu tür saldırılar, bireylerin kişisel ve profesyonel yaşamlarında ciddi ve kalıcı etkiler bırakabilir.

Sonuç: Kişisel Veriyi Korumak Artık Bir Seçenek Değil, Stratejik Bir Zorunluluk

Veri ihlallerinin sonuçları yalnızca kurumları değil, doğrudan bireyleri etkiliyor. Kimlik hırsızlığı, şantaj, finansal kayıp ve itibar zedelenmesi gibi riskler nedeniyle kişisel veri güvenliği artık ciddi yaptırımlar ile regüle ediliyor. Yapay zekâ, bir yandan veri güvenliğini güçlendiren en kritik savunma araçlarından biri hâline gelirken, diğer yandan siber saldırganlar tarafından da daha sofistike saldırılar üretmek için kullanılan çift taraflı bir teknolojiye dönüşmüştür.

2020 senesinde 19 ceza/idari yaptırım kararı alınmışken, 2024 senesinde Türkiye’de veri ihlallerine yönelik olarak kurumlara 16.350’den fazla dava açıldığı kayıtlara geçmiştir. Açılan dava sayılarının her sene giderek artmasının sebeplerinden en önemlileri ise, dijitalleşmenin çarpıcı şekilde hızlanması, kişisel verilerin para ve geç değeri kazandırması, bireylerin hak bilincinin artması, KVKK’nın kurumsal denetimleri sıklaştırması şeklinde sıralanabilir.

Kafein Teknoloji, kişisel veri güvenliğini regülasyonlara tam uyum sağlayan, süreç temelli ve teknolojik olarak güçlendirilmiş bir yapı içinde ele alarak kurumların KVKK uyum yolculuğunda bütüncül bir bakış açısıyla hareket eder. KVKK Proje Danışmanlığı ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın.

Share this post with
Bunlara da Göz atın

Benzer İçerikler